6 Mart 2009 Cuma

Ninja Kami


Haftayi bir "point and click adventure" ile kapatalim. Yalnizca dogru yerlere dogru sirayla kliklemeye dayanan oyunumuz, oldukca sirin grafiklere sahip. Olmek söz konusu degil, yanlis yere kliklediginizde orjinal pozisyona geri dönüyorsunuz. Iki dakika sikintiya gelemeyip sinirlenenlere hemen cözüm linkini de veriyim. Yinede önce bir kendinizin kasmasini öneririm.

Metro Günlükleri - 1



Yillar boyunca "ise toplu tasima araclari ile gitmek lazim" teorimi yaklasik iki senedir uygulamaktayim. Nerdlügümüze yakisir sekilde hemen hemen her gün psp/kitap/ipod seceneklerinden bir tanesini yanimda bulundurmaya calisiyorum. Bu sekilde sanki zaman kazanmisim hissine kapiliyorum.

Sabah ve aksam yarimsar saatten 1 saat az zaman degil. Nerden baksan 3 Naruto bölümü eder. Iste bu teoriden yola cikarak Metro günlükleri serime basliyim dedim. Toplamda metroda gecen zamani kullanarak neler yaptigimin bir listesini cikarmak gibi bir sey. Buyrun ilk hafta:

2+3 Mart: PSP+ Disgaea
4 Mart: iPod+ Dream Theater ve Bush
5 Mart: iPod+ Gorillaz
6 Mart: iPod+ Gorillaz

Hurriyetim sen cok yasa..


Hürriyetin internet sayfasinda her delirdigimde bir post atsam, herhalde en üretken blogger olurum. Ama su linkteki haber ile ilgili bir seyler yazmam gerekiyordu.

Robot ögretmeni cildirttilar.

Japonya'da ilk robot öğretmen ders vermeye başladı. "Saya" adlı öğretmen birden fazla dil biliyor. İlk okulda pedagoji derslerine giren Saya, öğrenciler ders dinlemediğinde kızıyor. Ama çocuklar yine yaptı yapacağını. Gürültü yaptılar. Derslerini çalışmadılar. Söyleneni dinlemediler. Ta ki robot öğretmen çıldırana kadar. Robot öğretmenin şaşkınlık belirtme, mutlu olma ve övme gibi mimikleri yapma yeteneği de var. Ama o sadece kızgınlık moduna kilitlenip kaldı.

Robot öğretmen derse girdikten sonra yaptığı ilk iş yoklama oluyor. Yoklama bittikten sonra, öğrencilere kitaplarını açmasını söylüyor. Sonra onlara bir ödev veriyor. Çocuklar derslerine çalışmadığı zaman ve kaytardığında ise mimik hareketleriyle kızgınlığını gösteriyor.
Saya'nın masrafları ise yok denecek kadar az. Onun çalışması için sadece bir pile ihtiyaç var.

Bunu gazetede stajyer falan bile yazmis olamaz. Bence calisanlardan biri ilkokul ogrencisi cocugunu alip getirmis gazeteye. Cocukta yazmis. Ya söyle bir metin olabilir mi? Ama çocuklar yine yaptı yapacağını. Gürültü yaptılar. Derslerini çalışmadılar.

Haber saka gibi, metin daha da saka gibi. Haberdeki resim ise yorumsuz...

4 Mart 2009 Çarşamba

Leyla


Ögle yemeginde kolestrole dikkat edicem diye, köfteyi pas gecip tatsiz tuzsuz baligi tercih edince, 2 muz götürdüm sonrasinda. Yerkende aklima geldi iste, cok severim namussuzu..

Ver elini Malygos



Wow'un geneli ile ilgili detayli bir yazi yazarmiyim bilemiyorum. Lakin yazmamis olmak kücük heyecanlari yada hikayaleri paylasmaktan alikoymamali diye düsündüm.

Bugün veya yarin 25 kisilik Malygos'a 3. kez düsürmek icin girecegiz. Ilk iki raid'de zarlar maalesef benim yanimda degildi. Simdi surdan bir "loot table" yaratiyim dedim. Iste düsünce yürü ya kulum "need" basacagim itemlar asagida. Hadi rastgele...

Arcanic Tramplers
Hood of Rationality
Leash of Heedless Magic
Leggings of the Wanton Spellcaster
ve belki
Mantle of Dissemination

EDIT: Malygos'u tek seferde aldik ama ise yarar bir sey düsmedi. Sonrasindaki Sart 2D denemeleri wipe senligine dönüsünce en son Naxx da bir kolu temizleyelim dedik. Razuvious'dan Bindings of the Expansive Mind düstü de, sonunda mavi kolluklarimdan kurtuldum.

Settlers of Catan


Almanya'ya gelene kadar hic duymamistim Catan serisini. Almanya sinirlari icinde en az Monopoly veya Risk kadar taninmis bir kutu oyunu kendisi. Gecmisi diger ikisi kadar eski degil, ilk olarak 1995 yilinda Almanya'da piyasaya cikmis. Almanya'dan cikip tüm dünyada oynanan ilk kutu oyunuymus wikinin dedigine göre. (ilk ve tek oyundur hatta, bunu da ben diyorum). Almanlarin her seyi notlama ve siralama sevdalarindan nasibini alarak 1995'in en iyi oyunu ünvanini kazanmistir ki, bu ödülün 1979'dan beri veriliyor olmasi ayri bir yazi konusu olaraktir ilerde.

Genel olarak ele alirsak, kaynak toplama ve kullanimi üzerine bir strateji oyunu. Oyundaki her bölge, daha sonra yol, köy, sehir vs. kurmaya yarayan kaynaklardan bir tanesini üretiyor. Bu bölgelerin kenarina kurdugunuz sehirler ile kaynak toplayip, haritada yayilmaya ve daha fazla sehir kurmaya calisiriyorsunuz. Eglence, düsünme ve strateji katsayisi oldukca güzel ayarlanmis. Her ne kadar dün biz oynarken, birisi cok düsündügünde saate bakmalar, yada "oyun yarina biter mi" türü sokusturmalar yasansada 4 kisilik oyunu 2 saatte bitirdik. Oldukca da keyif verdi.


Oyunun oldukca fazla genisleme paketi var. Yine wiki'nin listesinde 25 i buluyor genisleme paketleri. Ben su ana kadar ilk oyunu ve ilk genisleme paketlerinden "Cities and Knights of Catan" i oynadim. Oyunun ana semasi tamamen ayni, yalnizca ek ufak ozellikler soz konusu bu pakette.

Internet'te online oynanabilen cesitli sayfalara da rastladim fakat cok incelemedim acikcasi. Türkiye'de ise "Catan Kolonicileri" seklinde abuk bir ceviri ile Türkce olarak piyasada bulunabiliyor. Bu ismi gördükten sonra benim önerim ne yapip edip, almanca olmasa bile ingilizcesinin bulunup oynanmasi seklindedir.

2 Mart 2009 Pazartesi

Basliyalim bakalim...

Blog'un ismini alali yaklasik 2 ay olmustur. Bir hevesle almistim ama sonra ugrasamadim. Resmi ilk post bu güneymis.
Bugün karsima cikan bir "click and point" adventure tarzi bir oyun demosuyla basliyim. Güzel grafikler ve kolay oynanabilirlik umut verici. Toplamda 15 dakika da bitiyor zaten.

http://thedreammachinegame.com/
 
Site Meter